your call - Türkisch Englisch Wörterbuch

your call

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen, die der Begriff "your call" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 49 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
at your beck and call adv. her emre amade
Phrases
call the number on the bottom of your screen expr. ekranınızın altındaki numarayı arayın
your call is important to us expr. bizi aradığınız için teşekkür ederiz
your call is important to us expr. aramanız bizim için önemli
Colloquial
call your own expr. bana ait dediğin
call your own expr. kendine ait saydığın/kabul ettiğin
call your own expr. kendine ait
call your own expr. kendine ait addettiğin
Idioms
not have a minute to call your own v. çok meşgul olmak
not have a minute to call your own v. kafasını kaşıyacak vakti olmamak
not have a minute to call your own v. kafasını kaşıyacak zamanı olmamak
call in your chips v. araya adam sokmak
call in your chips v. torpil yaptırmak
call something your own v. bir şeyi kendine ait addetmek/hissetmek
call off your dogs v. köpeklerini geri çekmek/çağırmak
call off your dogs v. saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçmek
call off your dogs v. saldırıyı durdurmak
call off your dogs v. saldırmaktan/üstüne gitmekten vazgeçirmek
call something your own v. bir şeye bana ait diyebilmek
call something your own v. bir şeyi kendine ait olarak düşünmek
call something your own v. bir şeyi kendine ait saymak/kabul etmek
Speaking
the woman that you call your mother n. annen olacak o kadın
the woman that you call your mother n. annen olacak kadın
I am transfering your call to expr. telefonunuzu bağlıyorum
if you change your mind call me expr. eğer fikrini değiştirirsen beni ara
I tried to call your mobile but it's off expr. seni cepten aramayı denedim ama kapalıydı
the man that you call your husband expr. o kocan olacak adam
the man that you call your husband expr. kocan olacak adam
the woman that you call your wife expr. o karın olacak kadın
the woman that you call your wife expr. karın olacak kadın
the man that you call your father expr. o baban olacak herif
the man that you call your husband expr. kocan olacak o adam
the woman that you call your mother expr. o annen olacak kadın
the man that you call your father expr. baban olacak herif
that low-lying/good-for-nothing/piece of worthless junk/shit whom you call your husband/father/mother/wife expr. o karın/baban/annen/kocan olacak herif/kadın
the woman that you call your wife expr. karın olacak o kadın
it's your call expr. patron sensin
the man that you call your father expr. baban olacak o herif
how may I direct your call? expr. kimi aramıştınız?
it's your call expr. seçim senin
did you call your father? expr. babanı aradın mı?
can I call you by your first name? expr. size adınızla hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. sana adınla hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. sana isminle hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. size isminizle hitap edebilir miyim?
can I call you by your first name? expr. size sen diyebilir miyim?
it is your call expr. senin tercihin
it is your call expr. seçim senin
please call me back at your earliest convenience expr. lütfen beni müsait olduğun ilk fırsatta ara